Üşütme Kemik Ağrısı Yapar mı? Bir Geceyi Hatırlayarak…
Kayseri’nin karlı sokaklarında yürürken soğuk hava, bir yanda buram buram kokan simitçilerin sesleri, diğer yanda kafamda bir sürü düşünce, işte o an tam da şunu düşündüm: “Üşütme kemik ağrısı yapar mı?” Bu soruyu sormak, o kadar basit bir şey gibi gelebilir. Ama benim için çok daha fazlası vardı; bir hatıra, bir his, bir içsel sorgulama. Sadece fiziksel bir ağrıyı değil, geçmişin derinlerinden gelen o tanıdık acıyı hissettim.
Beni tanıyanlar bilir; bazen geçmişimle yüzleşmek, unutmaya çalıştıklarımı hatırlamak bana acı verir. Ama işte, o gün o soğuk Kayseri akşamında, üşüttüğümü düşündüğüm anlarda, bir anda kemiklerimde hissettiğim o acı, sanki yıllar önceki bir hatıramı yeniden canlandırdı. Üşütme kemik ağrısı yapar mı sorusu, fiziksel bir şeyden çok daha fazlasına dönüştü.
1. O Akşam, O Hava… Bir Hatırlatma
Bir kış akşamı, tam da bu soğukların başladığı günlerde, odada yalnızdım. O günün sabahı daha çok koşturmaktan yorgundum ve akşam, vücudumun her tarafında sanki bir şeyler kırılacakmış gibi bir ağrı vardı. Vücudum sızlıyordu; yorgunluk, biraz da soğuktan… O an, içimdeki ses bana “Dinlenmelisin” dedi ama bir şekilde bunu görmezden geldim. Çünkü ne olursa olsun, bir işim vardı; bir yazı yazacak, biraz kitap okuyacak ve kendimi rahatlatacak bir şeyler yapacaktım. Yine de, o akşamki hislerimin bir çeşit kırılma noktası olduğunu anlamadım.
O gece, üşüttüğümden değil de, zamanın acısıyla hatırladığım bir şey vardı. Soğuk rüzgarın vücuduma yansıması ve kemiklerimde hissettiğim o uğuldayan acı, bana geçmişi hatırlattı. Belki de üşütme kemik ağrısı sorusunu sormak, o an bir içsel hesaplaşma yaratmıştı. O gece, eski bir sevgilinin kokusuyla uyanmak gibiydi; sıcak ama bir o kadar da ürpertici.
2. Kemiklerimdeki O Tanıdık Ağrı
O gece vücudumdaki sızlama arttıkça, bir yandan da düşündüm: “Gerçekten üşütme kemik ağrısı yapar mı?” O an, gençliğimdeki birkaç akşamı hatırladım. O zamanlar belki de dinlenmek yerine dışarıda geçirdiğim her an, bedenimdeki bu acılara yol açıyordu. Ama her bir acıyı bir şekilde görmezden geliyordum, tıpkı o eski ilişkilerdeki duygusal acılar gibi. Ne zaman bir şeyleri unutmaya çalışsam, geçmişin soğuk rüzgarları gelip yüzüme vuruyordu.
Bir an önce cevap bulmak istedim. Hızla telefonumu aldım ve araştırmaya başladım: “Üşütme kemik ağrısı yapar mı?” Araştırırken, aklıma geldi: “Hadi canım, fiziksel ağrılar bu kadar derin olamaz değil mi?” Ama kemiklerimdeki sızlama giderek daha yoğunlaşıyordu. Gerçekten, üşütme denilen şey sadece bir soğuk algınlığı mıydı, yoksa içimdeki duygusal sızıyla bağdaştırabileceğim bir şey miydi?
Bunu düşündükçe, birden o eski akşamı hatırladım. Bir gün, uzun yürüyüşlerden sonra vücudumun her yeri ağrıyordu ve o zaman bir arkadaşım bana “Üşütmüşsündür, kemiklerin sızlar” demişti. O günlerden sonra, bir şekilde bu cümleyi bir yerde okudum: “Üşütmek, kemiklerinizi sızlatabilir.” O an düşündüm ki, o eski hatıralar gibi, belki de bazı acılar zamanla unutulmaz. Üşütmek sadece fiziki değil, duygusal bir yük taşıyor.
3. “Acı Çekmek Zorundaymış Gibi Hissettim”
Kayseri’nin karlı havası, yine yüzüme çarptı. Çıkıp yürüyüşe çıktım. Ama bu sefer, ne eski bir sevgili ne de geçmişin rüzgarları vardı. Havanın soğukluğu, bana sadece vücudumdaki acıları hatırlattı. Fakat o kadar garip bir şeydi ki, bir yandan acıyı hissediyorum ama bir yandan da kabul ediyorum. Sanki o ağrı, beni geçmişle barıştırmaya zorlayan bir işaret gibiydi.
Birçok insan için, “Üşütme kemik ağrısı yapar mı?” sorusu sadece basit bir sağlık sorusudur. Ama ben, o soğuk havada kemiklerimdeki ağrıyı hissederken, bunun çok daha fazlası olduğuna karar verdim. Hem fiziksel hem de duygusal bir yansıma vardı. Kendimi bu kadar yalnız hissetmek, üşütmüş olmanın ötesinde bir anlam taşıyordu.
Birçoğumuzun hayatında öyle anlar olur ki, fiziksel ağrılar aslında içsel bir boşluğu, kaybı veya duygusal bir acıyı simgeler. O gece, soğuktan ötürü kemiklerim ağrırken, o acının bir anlam taşıdığına inandım. Belki de içimdeki kırıklar, yıllar içinde birikmişti ve her biri, tıpkı o kemiklerdeki sızlamalar gibi, yeniden yüzeye çıkıyordu.
4. Sonra Bir Şey Değişti
Geceyi bitirirken, kemiklerimdeki ağrı hala devam ediyordu, ama bir şey fark ettim: O acının içinde bir umut vardı. Bir şeyler, bana hala güzellikler vaat ediyordu. Hava soğuk, ama içimde sıcacık bir şeyler vardı. Her şeyin soğuyacağı, donacağı ve bitireceği düşüncesi, bana bir şeyler hatırlatıyordu. Kötü hissettiğim zamanlarda, soğuk bir günde, o eski hatıraların beni ziyaret etmesine izin vermek, her zaman hayatın bir parçasıydı. Acı, sadece bir geçişti, bir hatırlatmaydı. Geçebilecek bir şeydi.
O gece, kemik ağrımın ardında bir şeyler fark ettim. Evet, üşütmek kemik ağrısı yapar. Ama sadece fiziki değil, ruhsal ağrılarla da bağ kurar. Kimse, sadece fiziksel acıdan ibaret değildir. Acıyı hissettiğinde, hayatın da seninle olduğunu hatırlamalısın. Bazen acıyı kabul etmek, onun geçmesine izin vermek demektir. O gece, belki de ilk defa acının bir anlam taşıdığını fark ettim.
Ve şimdi, o eski hatıraları hatırlarken, şunu diyorum: Üşütme kemik ağrısı yapar mı? Evet, yapar. Ama bazen, kemiklerin sızlaması, hayatın başka yönlerini hatırlatmak için gelir. Soğuk, acı ve iyileşme bir arada olabilir. Tıpkı o Kayseri akşamındaki gibi…