Ulusal Hakemli Dergi Ne Demek?
Hadi bir düşünün: Bir konuda yazıyorsunuz, yılların araştırmasını bir araya getiriyorsunuz ve ortaya bir makale çıkıyor. Ama bir problem var; bu yazının değerini anlamak için ona bir “onay” gerekir. Bu onay genellikle ulusal hakemli dergilerdeki hakemler tarafından verilir. Peki, ulusal hakemli dergi nedir? Neden bu kadar önemli? Bu yazıyı yazarken her iki tarafı da, yani bu sürecin teknik yönünü ve toplumsal etkilerini incelemeye karar verdim. Gelin, farklı bakış açılarını tartışalım.
Erkeklerin Objektif ve Veri Odaklı Yaklaşımı
Erkekler genellikle çözüm odaklıdır, değil mi? Çoğu zaman, yazdıkları şeyin ne kadar sağlam bir araştırma üzerine kurulu olduğunu vurgularlar. Ulusal hakemli dergilerde yayımlanan makaleler, genellikle çok daha fazla ciddiyet ve bilimsel titizlik ister. Erkekler, bu noktada dergilerin “veri odaklı” ve “objektif” bir şekilde işlediğine inanır. Yani, hakemler sadece metni değil, kullanılan verileri, araştırma yöntemlerini ve sonuçları titizlikle inceler. Erkekler için hakemli dergiye başvurmak bir tür “onay belgesi” gibi görünür. Akademik dünyada yer edinmek için bu sürecin doğru yapılması gerektiğine inanılır.
Buradaki temel anlayış, “gerçek veri”nin her şeyin önünde olduğu düşüncesine dayanır. Erkekler, araştırmalarının geçerliliğini kanıtlayabilmek için titiz, sayısal ve bilimsel açıdan güçlü olmalıdır. Eğer araştırmanın metodolojisi doğruysa ve verileri güvenilirse, hakemli dergilerde yayımlanmak zaten kaçınılmazdır.
Kadınların Duygusal ve Toplumsal Etkiler Odaklı Bakışı
Kadınların perspektifi ise biraz daha farklı olabilir. Duygusal zekâ, toplumsal etkiler ve insana dair faktörler kadınların bakış açısını şekillendirir. Ulusal hakemli dergilerin sadece bilimsel bir yayın organı olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir etkisi olduğunu savunurlar. Yani, sadece veri değil, bu verilerin toplumsal bağlamda nasıl bir değişim yaratabileceği de önemlidir. Kadınlar, bir makalenin sadece doğruluğunu değil, aynı zamanda bu bilginin insanlık üzerindeki etkilerini de sorgularlar.
Örneğin, toplumsal cinsiyet eşitliği ya da çevresel etkiler üzerine bir yazı yazıldığında, kadınlar yalnızca yazının bilimsel yönlerine değil, yazının toplumsal açıdan ne kadar duyarlı ve anlamlı olduğuna da odaklanırlar. Kadınların bu konudaki bakış açısı, yalnızca bir “makale”yi değil, aynı zamanda o makalenin toplum üzerindeki uzun vadeli etkilerini de ele alır.
Ulusal Hakemli Dergiler: Veri mi, Toplum mu?
İşte asıl soru bu: Ulusal hakemli dergiler yalnızca veri ve objektiflik mi sunmalıdır, yoksa aynı zamanda toplumsal ve insani değerler de taşımalı mıdır? Erkeklerin genellikle “veri”ye odaklandığı, kadınların ise “toplumsal etkiler”i öne çıkaran bakış açıları arasındaki bu fark, hakemli dergi sürecinin gerçek işleyişini sorgulamamıza neden olabilir. Hakemli dergilerde bir yazının kabul edilmesi, yalnızca doğru verilere dayanmakla kalmaz, aynı zamanda yazının toplumsal ve insani etkilerini de dikkate almalıdır.
Erkekler ve kadınlar arasındaki bu ayrım, makale değerlendirme sürecine nasıl yansıdığı konusunda da farklı bakış açıları doğurur. Erkekler, hakemli dergilerin objektifliğini ve bilimsel değerini savunurken, kadınlar bu sürecin toplumsal sorumluluk taşımayı da unutmaması gerektiğini öne sürer.
Toplumsal Sorumluluk ve Akademik Standartlar
Ulusal hakemli dergilerdeki içeriklerin yalnızca bilimsel doğrulukla sınırlı olmaması gerektiğini savunan kadınlar, yazıların toplumsal sorumluluk taşıması gerektiğini söyler. Ancak erkekler, çoğu zaman bu sorumlulukların dergi değerlendirmelerinde dikkate alınmaması gerektiğini düşünür. Çünkü bilim, insanlık değerlerinden bağımsız bir şekilde ilerlemelidir.
Bu bakış açısı arasında bir denge kurmak mümkün müdür? Eğer bir hakem, yalnızca bilimsel verilere odaklanırsa ve toplumsal etkiler göz ardı edilirse, makalenin toplum üzerindeki uzun vadeli etkileri gözden kaçabilir. Oysa ki, her yazının, bilimsel doğruluğunun yanı sıra, insanlık ve toplum için ne tür değişiklikler getireceği de değerlendirilmeli değil mi?
Tartışmaya Katılın!
Peki, sizce ulusal hakemli dergiler sadece veri odaklı mı olmalı, yoksa toplumsal etkileri de göz önünde bulundurmalı mı? Erkeklerin veri odaklı yaklaşımını mı, yoksa kadınların toplumsal etkiyi ön planda tutan bakış açısını mı daha doğru buluyorsunuz? Yorumlarda düşüncelerinizi paylaşın ve bu tartışmaya katılın.
Ulusal hakemli dergi ne demek ? yazısına giriş akıcı, ama birkaç nokta biraz tekrara düşmüş. Konu hakkındaki kısa fikrim şu: Ulusal hakemli dergi , editörü ve en az beş farklı üniversitenin öğretim üyelerinden oluşan bir danışma kurulu bulunan, bilimsel veya sanatsal özgün araştırma makalelerinin yayımlandığı ve yılda en az iki kez çıkan dergidir.
Nermin! Sevgili dostum, sunduğunuz öneriler yazının kapsamını zenginleştirdi, çalışmayı daha derinlikli hale getirdi.
Giriş kısmı okuru rahatsız etmiyor, ama ekstra bir şey de hissettirmiyor. Benim gözümde olay biraz şöyle: Türkiye’de Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) tarafından yapılan tanıma göre, ULAKBİM (TRDizin) tarafından taranan dergiler de ulusal hakemli dergi statüsünde kabul edilir.
Münteha! Kıymetli yorumlarınız, yazının hem teorik yönünü hem de pratik uygulamalarını daha dengeli bir biçimde yansıtmasına olanak tanıdı.
başlangıcı hoş, sadece bazı cümleler biraz genel durmuş. Burada eklemek istediğim minik bir not var: Türkiye’de Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) tarafından yapılan tanıma göre, ULAKBİM (TRDizin) tarafından taranan dergiler de ulusal hakemli dergi statüsünde kabul edilir.
Canan! Sevgili yorumunuz, yazıya yeni bir soluk kazandırdı ve farklı bir perspektif ekleyerek metnin özgünlüğünü artırdı.