iPhone Ölçüm Uygulaması Hangi Modellerde Var? Teknolojinin Erişimi, Eşitsizlikler ve İstanbul Sokaklarında Gördüklerim
İstanbul’da yaşamak bazen aynı gün içinde birkaç farklı hayat görmek gibi geliyor bana. Sabah metrobüste takım elbiseli beyaz yakalılarla yan yana gidiyorsun, birkaç durak sonra elinde pazarcı arabası taşıyan yaşlı bir kadın biniyor. Akşam vapurda öğrenciler ders notlarına bakıyor, birkaç sıra ötede telefon ekranına boş gözlerle dalmış bir kurye oturuyor. Aynı şehirdeyiz ama teknolojiye erişimimiz, gündelik hayatlarımız ve hatta zamanla ilişkimiz bile birbirinden çok farklı.
Bir sivil toplum kuruluşunda çalışıyorum. Sahada olduğum günlerde mahalle toplantıları, kadın dayanışma merkezleri, gençlik atölyeleri ve göçmen ailelerle yapılan görüşmeler arasında sürekli dolaşıyorum. Teknoloji dediğimiz şey de bu hayatların tam ortasında duruyor artık. O yüzden biri bana “iPhone Ölçüm Uygulaması hangi modellerde var?” diye sorduğunda mesele sadece teknik bir özellik olmuyor benim için. Bu soru aynı zamanda kimin hangi teknolojiye erişebildiğiyle, dijital eşitsizliklerle ve gündelik yaşamın görünmeyen sınıfsal farklarıyla da ilgili hale geliyor.
iPhone Ölçüm Uygulaması Nedir ve Hangi Modellerde Var?
Önce teknik kısmı netleştireyim. iPhone’daki Ölçüm uygulaması, artırılmış gerçeklik teknolojisini kullanarak nesnelerin boyutunu ölçmeye yarıyor. Özellikle ev taşıyanlar, dekorasyon yapanlar, öğrenciler, mimarlık veya tasarım alanında çalışanlar için oldukça pratik bir araç.
iPhone Ölçüm uygulaması hangi modellerde var diye bakıldığında, genel olarak iOS 12 ve sonrası sürümleri destekleyen birçok cihazda uygulama bulunuyor. Ancak bazı gelişmiş özellikler LiDAR tarayıcıya sahip modellerde daha doğru çalışıyor.
LiDAR Destekli iPhone Modelleri
Şu modellerde Ölçüm uygulaması daha gelişmiş özelliklerle kullanılabiliyor:
iPhone 12 Pro
iPhone 12 Pro Max
iPhone 13 Pro
iPhone 13 Pro Max
iPhone 14 Pro
iPhone 14 Pro Max
iPhone 15 Pro
iPhone 15 Pro Max
Bu cihazlarda insan boyu ölçme, nesne algılama ve ortam derinliği gibi özellikler daha hassas çalışıyor.
Standart Ölçüm Uygulamasını Destekleyen Modeller
Bunun dışında şu modellerde de temel ölçüm özelliği kullanılabiliyor:
iPhone SE (2. nesil ve sonrası)
iPhone XR
iPhone XS
iPhone XS Max
iPhone 11 serisi
iPhone 12 serisi
iPhone 13 serisi
iPhone 14 serisi
iPhone 15 serisi
Ama mesele tam burada başlıyor zaten.
Çünkü teknik olarak “var” olması, herkesin aynı deneyimi yaşadığı anlamına gelmiyor.
Teknoloji Herkes İçin Aynı Şeyi İfade Etmiyor
Zok takipçilerine merhaba! Bu yazımız “iPhone ölçüm Uygulaması Hangi Modellerde Var” konusunu seven herkes için hazırlandı.
Geçen ay Esenyurt’ta genç kadınlarla yaptığımız bir dijital okuryazarlık atölyesinde bunu çok net gördüm. Katılımcılardan biri telefonunu gösterip şöyle dedi:
“Benim telefonda bu özellik yok galiba ama internette herkes kullanıyor.”
Telefon eski bir modeldi. Ekranı çatlamıştı. Depolama alanı dolu olduğu için uygulama bile güncellenmiyordu.
Orada şunu düşündüm: Teknoloji konuşurken bazen herkesin aynı başlangıç noktasında olduğunu varsayıyoruz. Ama değiliz.
Bir kişinin “telefon özelliği” dediği şey başka biri için ulaşılması imkânsız bir lüks olabiliyor.
Özellikle İstanbul gibi pahalı bir şehirde gençlerin büyük kısmı eski telefonlarla yaşamaya çalışıyor. Kira, ulaşım, yemek derken insanlar teknolojiyi ihtiyaç listesinde en sona koyuyor.
Bir yanda en yeni iPhone modeliyle ev ölçüsü alan insanlar var.
Diğer yanda telefon hafızası dolduğu için bankacılık uygulamasını silemeyen insanlar.
Bu fark sadece ekonomik değil. Toplumsal cinsiyet açısından da çok belirgin.
Kadınların Teknolojiye Erişimi Hâlâ Eşit Değil
Sahada en sık gördüğüm şeylerden biri şu: Teknolojik cihazlara erişimde kadınlar hâlâ ikinci planda bırakılıyor.
Özellikle düşük gelirli ailelerde önce çocukların telefonu yenileniyor, sonra evde çalışan erkeğin cihazı değiştiriliyor. Kadınlar ise çoğu zaman eski telefonları kullanmaya devam ediyor.
Bir gün Sultanbeyli’de bir kadın dayanışma merkezinde otururken genç bir anne bana şunu söylemişti:
“Kızımın ödevi için ölçüm uygulaması gerekiyordu ama benim telefon kaldırmıyor.”
Bu cümle çok sıradan görünebilir. Ama değil.
Çünkü dijital eşitsizlik bazen tam da böyle küçük anlarda ortaya çıkıyor.
Çocuk eğitimde geri kalıyor.
Anne teknolojiden uzaklaşıyor.
Ev içinde dijital bilgi yine erkeklerin kontrolünde kalıyor.
Sonra teknoloji dünyasının neden erkek egemen olduğu konuşuluyor.
Oysa mesele bazen bir uygulamaya erişebilmek kadar temel.
Toplu Taşımada Teknoloji Sınıf Farkını Daha Görünür Hale Getiriyor
Metrobüste insanları izlemeyi seviyorum. İstanbul’da toplu taşıma bazen şehrin bütün sosyolojik haritasını önüne seriyor.
Bir sabah önümde oturan iki kişi dikkatimi çekmişti.
Biri yeni nesil iPhone kullanıyordu. Ölçüm uygulamasıyla evine alacağı masanın boyutunu hesaplıyordu.
Yanındaki genç ise telefonunun şarjı bitmesin diye ekran parlaklığını minimumda kullanıyordu.
Bu iki insan aynı araçtaydı ama dijital dünyaları tamamen farklıydı.
Teknoloji şirketleri genelde ürünlerini “hayatı kolaylaştıran araçlar” olarak tanıtıyor. Doğru. Ama hayatı kolaylaşan kişiler kimler?
Bu soruyu sormadan teknoloji üzerine konuşmak eksik geliyor bana.
Çünkü bazı insanlar için ölçüm uygulaması dekorasyon kolaylığı demek.
Bazıları içinse hiç erişemeyeceği bir deneyim.
Engelli Bireyler Açısından Ölçüm Uygulamalarının Önemi
Öte yandan teknolojinin gerçekten dönüştürücü tarafları da var.
Geçen yıl erişilebilirlik üzerine çalışan bir etkinlikte görme engelli bir katılımcıyla tanışmıştım. Akıllı telefonların bazı ölçüm ve algılama sistemlerinin günlük hayatta ciddi kolaylık sağladığını anlattı.
Kapı mesafesi ölçmek, eşya yerleşimini anlamak veya mekân içinde hareket etmek açısından artırılmış gerçeklik destekli araçlar önemli olabiliyor.
Ama burada da başka bir eşitsizlik çıkıyor karşımıza:
Erişilebilirlik özellikleri genellikle pahalı cihazlarda daha gelişmiş oluyor.
Yani teknolojinin en çok fayda sağlayabileceği gruplar bazen bu teknolojilere ulaşamıyor.
Bu çok acı bir çelişki.
Göçmenler ve Dijital Dışlanma
Çalıştığım kurumda göçmen ailelerle de sık görüşüyoruz. Özellikle gençler teknolojiye adapte olmaya çalışırken ciddi bir baskı hissediyor.
Bir Suriyeli genç geçenlerde bana şunu anlattı:
“Herkes okulda aynı uygulamaları konuşuyor ama benim telefon eski olduğu için bazı şeyleri açamıyorum.”
O an kendi lise yıllarımı düşündüm. İnsan gençken dışlanmayı çok sert hissediyor.
Telefon modeli bile sosyal statü göstergesine dönüşebiliyor.
Özellikle iPhone kullanıcı kültürü içinde bu durum daha görünür hale geliyor.
“Kimde hangi model var?”
“Pro mu kullanıyor?”
“LiDAR var mı?”
Bütün bunlar aslında teknolojik detay gibi görünse de sosyal hiyerarinin bir parçasına dönüşüyor.
Dijital Prestij ve Görünmez Baskılar
Sosyal medyada teknoloji artık sadece araç değil, kimlik göstergesi gibi kullanılıyor.
Yeni telefon almak bazı insanlar için ihtiyaç değil, sosyal baskı sonucu alınan bir karar haline geliyor.
Bir kafede otururken yan masadaki iki üniversiteli öğrencinin konuşmasına kulak misafiri olmuştum.
Birisi diğerine şöyle dedi:
“Eski telefonla staj yerine gitmeye utanıyorum.”
Bu cümle gün boyu aklımdan çıkmadı.
Çünkü mesele artık sadece iletişim değil.
Aidiyet hissi.
Sınıf algısı.
Özgüven.
Kabul görmek.
Hepsi teknolojinin içine karışmış durumda.
iPhone Ölçüm Uygulaması Hangi Modellerde Var Sorusu Neden Sosyal Bir Konu?
Çünkü teknoloji hiçbir zaman sadece teknoloji değil.
Bir uygulamanın hangi cihazlarda çalıştığı; kimlerin eğitim fırsatına erişeceğini, kimlerin iş hayatında geri kalacağını, kimlerin kendini “eksik” hissedeceğini de etkiliyor.
İstanbul sokaklarında bunu her gün görüyorum.
Kadıköy’de kafede bilgisayarıyla çalışan freelance tasarımcıyla…
Bağcılar’da eski telefonuyla iş başvurusu yapmaya çalışan genç aynı dijital dünyada yaşamıyor.
Bu fark büyüdükçe sosyal adalet tartışmaları da daha önemli hale geliyor.
Teknoloji Konuşurken Empatiyi Unutmamak Gerekiyor
Yeni çıkan özellikleri konuşmak güzel.
Teknolojik gelişmeleri takip etmek heyecan verici.
Ama bazen durup şunu düşünmek gerekiyor:
Kimler bu gelişmelerin dışında kalıyor?
Bir uygulamanın çalışmadığı eski telefon bazen sadece eski telefon değildir.
Yoksulluktur.
Dışlanmadır.
Geri kalma korkusudur.
Ben bunu sahada çok görüyorum.
Ve sanırım bu yüzden teknoloji meselelerine sadece teknik gözle bakamıyorum artık.
Çünkü her cihazın arkasında gerçek hayatlar var.
Gerçek insanlar.
Gerçek eşitsizlikler.
Ve İstanbul’da yürürken bunları görmezden gelmek mümkün değil.