Güneş Yılı Esaslı Takvim Kim Tarafından Yapılmıştır? – Zamanı Anlamlandırmanın Psikolojik Derinlikleri Bir psikolog olarak, insan zihninin zamanı nasıl algıladığını anlamak her zaman büyüleyici gelmiştir. “Güneş yılı esaslı takvim kim tarafından yapılmıştır?” sorusu, ilk bakışta tarihsel bir bilgi merakını çağrıştırsa da aslında çok daha derin bir meseleye işaret eder: insanın zamanı kontrol etme arzusu. Çünkü takvim yalnızca günleri değil, insanın varoluşunu düzenleme çabasıdır. Her tarih çizelgesi, zihinsel bir düzen, duygusal bir güvenlik alanı ve sosyal bir uzlaşmanın ürünüdür. Bu yazıda, güneş yılı esaslı takvimin ortaya çıkışını bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektiflerinden ele alacağız. Zamanı Düzenleme İhtiyacı: Bilişsel Psikoloji Açısından…
2 YorumEtiket: bir
Eylemek Hangi Dil? Eğitimde Dönüşüm ve Pedagojik Yaklaşımlar Öğrenmenin gücü, sadece bilgi aktarmaktan ibaret değildir; bir kişiyi dönüştürebilir, düşünme biçimini değiştirebilir ve dünyaya bakışını şekillendirebilir. Eğitim, insanın içsel dünyasında derin izler bırakarak onun düşünsel ve duygusal gelişimine katkıda bulunan bir süreçtir. Bu süreç, her birey için farklıdır ve onu etkileyen birçok faktör vardır. Eğitimci olarak benim en büyük amacım, öğrencilerimi sadece belirli bir konuda uzmanlaştırmak değil, aynı zamanda onları daha derin düşünmeye, sorgulamaya ve eyleme geçmeye teşvik etmektir. Peki, öğrenme sürecinde “eylem” nasıl bir dil konuşur? “Eylemek hangi dil?” sorusu, öğrenme teorileri ve pedagojik yöntemlerin ışığında, eğitimde dönüşümün ve bireysel/toplumsal…
2 YorumKaplıcalar Nerede Meşhur? Sıcak Suların Ötesinde Toplumsal Cinsiyet, Empati ve Adalet Üzerine Bir Yolculuk Bir kaplıcaya gitmek… kulağa basit bir dinlenme planı gibi gelebilir, değil mi? Oysa sıcak suyun buharı yalnızca bedeni değil, toplumun derinlerinde biriken eşitsizlikleri de görünür kılar. “Kaplıcalar nerede meşhur?” sorusuna coğrafi bir cevap vermek kolaydır: Afyon, Yalova, Kütahya, Sivas, Balıkesir, Erzurum… Ama asıl mesele o sıcak suyun etrafında kurulan sosyal düzen, kimlere nasıl hizmet ettiği ve kimleri dışarıda bıraktığıdır. Bu yazı, kaplıcaların coğrafyasından çok daha fazlasını konuşmak için bir davet. Türkiye’de Kaplıca Kültürünün Coğrafyası Türkiye, yer altı zenginlikleri bakımından dünyanın en önemli jeotermal kuşaklarından biri üzerinde…
2 YorumAşağıda, antropolojik bir gezginin meraklı bakış açısıyla kaleme alınmış özgün bir WordPress blog yazısı var: — Kültürler Arasında Gölge: Bir Antropologun Davetkâr Girişi Bir antropolog olarak, insanların göğe baktığında nasıl anlamlar ürettiklerini, göksel olayların toplumsal dokulara nasıl nüfuz ettiğini keşfetmeyi severim. Güneş tutulması gibi kozmik olaylar, insanlığı her çağda büyülemiş, kaygılandırmış, kutsallaştırılmıştır. Farklı toplulukların ritüellerine, sembollerine, inanç sistemlerine bakarken, her kararma anı aslında bir yeniden düzenlenme, kimlik teyidi ya da topluluk ortak bellek inşasıdır. Bu yazıda, “Bir dahaki güneş tutulması ne zaman 20266?” sorusunu antropolojik mercekle ele alacağım: Hem astronomik gerçekçiliği dikkate alarak hem de kültürel yorumları içinde barındırarak. —…
2 YorumKanıt Neye Denir? Gerçekten Doğruyu Gösteriyor Mu, Yoksa Sadece Bir Anlatım Mı? Hepimiz bir noktada “kanıt” kelimesini duymuşuzdur. Ama gerçekten neye denir kanıt? Bir görüşü ya da iddiayı haklı çıkarmak için gösterilen herhangi bir şey mi? Yoksa kanıt, doğruluğu tartışılmaz bir gerçek midir? Kanıtı sadece bir gözlem veya veriye dayandırmak, her zaman güvenilir bir sonuç verecek mi? Bu yazıda, kanıtın ne olduğuna dair en yaygın anlayışları ele alacak, zayıf yönlerini ve tartışmalı noktalarını cesurca masaya yatıracağım. Kanıtın Tanımı Üzerine Düşünceler Kanıt, çoğu zaman bir olayın, durumun ya da iddianın doğruluğunu gösterdiği düşünülen her türlü bilgi, veri veya gözlem olarak kabul…
2 YorumÜnlü Türk Güreşçileri: Bir Antropoloğun Gözünden Gücün, Kimliğin ve Ritüelin Hikayesi Bir antropolog olarak dünyayı anlamak, yalnızca farklı coğrafyaları görmek değil, aynı zamanda toplumların ritüellerini, sembollerini ve kimliklerini çözümlemektir. Türk kültüründe güreş, yalnızca bir spor değil; tarihsel, toplumsal ve hatta ruhsal bir fenomendir. Anadolu’nun topraklarında yankılanan davul-zurna eşliğinde başlayan bir güreş müsabakası, aslında insanın doğayla, toplumla ve kendisiyle olan kadim bir mücadelesinin sahnesidir. Kültürel Bir Miras Olarak Güreş Türklerde güreşin kökeni Orta Asya’ya, hatta Göktürk ve Hun dönemlerine kadar uzanır. Antropolojik açıdan yağlı güreş, sadece fiziksel güç gösterisi değil, aynı zamanda topluluk kimliğini pekiştiren bir ritüeldir. Pehlivanlar, toplumun onurunu, ahlakını…
2 YorumÇekirdek Yükü Ne Tarafa Doğru Artar? Psikolojik Bir Bakış İnsan Davranışlarını Çözümlemeye Çalışan Bir Psikoloğun Meraklı Girişi Psikoloji, insanların düşünce, duygu ve davranışlarını anlamaya çalışan bir bilim dalıdır. Fakat bu karmaşık dünyada, bazen basit görünen bir kavramın ardında derin anlamlar yatar. “Çekirdek yükü” gibi bir kavramı ele alırken, onun sadece fiziksel değil, psikolojik boyutlarını da göz önünde bulundurmak gerekir. Bu terim ilk bakışta bir fiziksel ya da mühendislik kavramı gibi görünebilir, ancak insan davranışlarını ve içsel dünyasını anlamaya çalışan bir psikolog için, çekirdek yükü çok daha derin ve soyut bir anlam taşır. Peki, çekirdek yükü ne tarafa doğru artar? Bu…
2 YorumGeçmişin İzinde Bir Yolculuk Tarih, yalnızca olayların kronolojik bir sıralaması değildir; o, bir halkın belleğidir. Her şehir, her kasaba, her köy kendi hikâyesini taşır. Bu hikâyeler, coğrafyanın sessiz tanıkları olarak kültürel kimliğimizi şekillendirir. Tarihçi için en anlamlı yolculuk, bu yerel hikâyelerin ardındaki toplumsal dönüşümleri keşfetmektir. Güce de bu anlamda sıradan bir yerleşim değil, Karadeniz’in derin tarihsel dokusuna işlenmiş özel bir duraktır. Peki Güce ne zaman ilçe oldu? Bu sorunun yanıtı, sadece bir idari değişikliğin değil, bir bölgenin sosyo-ekonomik dönüşümünün de hikâyesidir. Güce’nin Tarihsel Kökleri Güce, coğrafi olarak Giresun iline bağlı, Karadeniz’in iç kesimlerine yaslanmış bir ilçedir. Bölge, tarih boyunca Pontus…
2 Yorumİçine kapanık bir çocuğu gözlemlediğinizde, çoğu zaman aklınızdan aynı soru geçer: “Acaba bir şey mi oldu?” Sessizliği, kalabalıktan uzak durmayı seçmesi, göz temasından kaçınması… Bunlar dışarıdan sadece “utangaçlık” gibi görünebilir ama çoğu zaman buzdağının görünen kısmıdır. Ben bu konuyu sadece akademik bir merakla değil, etrafımda bu özellikleri taşıyan çocukların hikâyelerini dinleyerek anlamaya çalıştım. Çünkü içine kapanıklık, bir çocuğun dünyayı algılayış biçiminin sessizce anlattığı bir hikâyedir. İçine Kapanıklık Ne Anlama Gelir? İçine kapanıklık, çocukların sosyal ortamlarda aktif olmaması, duygularını dışa vurmaktan kaçınması ve çoğu zaman yalnız kalmayı tercih etmesiyle kendini gösteren bir davranış örüntüsüdür. Bu durum her zaman bir sorun değildir;…
2 YorumBir Siyaset Bilimcinin Aynası: Göz Çevresi Kırışıklıkları İçin Hangi Yağ? Bir siyaset bilimci için her şey güçle ilgilidir: görünür ya da görünmez, doğrudan ya da dolaylı. Toplumsal düzeni şekillendiren iktidar mekanizmaları, bedenlerimize kadar uzanır. Bugün “Göz çevresi kırışıklıkları için hangi yağ?” sorusu, yüzeyde bir güzellik arayışı gibi görünse de, aslında modern toplumun iktidar ilişkilerinin en incelikli alanlarından birine dokunur: beden politikaları. Çünkü cilt, bir vatandaşlık alanıdır; kimliğimiz, cinsiyetimiz ve sınıfsal konumumuz orada da müzakere edilir. Güç, Beden ve Güzellik: Modern İktidarın Cilt Üzerindeki İzleri Güzelliğin Kurumsallaşması Siyaset bilimi açısından güzellik, yalnızca bireysel bir estetik tercih değil, toplumsal bir ideolojidir. Modern…
2 Yorum