Fetret Ehli Kur’an’da Geçiyor Mu?
Hadi, bir an için kendimizi biraz ciddi alalım: Kur’an’da geçen her terimi, ismi, kavramı ya da olayı kafamızda şekillendirdiğimizde, çok fazla şeyin “anlamını” aslında tam olarak anlayamıyoruz. Bunu sadece “ne demek istediğini anlamadım” durumuyla açıklamıyoruz, bazen anlam derinliği o kadar fazla oluyor ki, bir insanın yaptığı espriyi bile kaçırabiliyoruz. İşte tam bu noktada, “fetret ehli” kavramına takıldım ve düşündüm: Fetret ehli Kur’an’da geçiyor mu?
Bu soruya en başta herkesin cevabı “hayır” olacaktır. Zaten çoğu kişi belki de ilk kez duymuştur. Ama işin içine biraz mizah, biraz kafa karışıklığı ve hatta biraz da iç sesimi katınca, bu yazı işte böyle ortaya çıktı.
“Fetret Ehli” Nedir?
Şimdi, hepimiz hayatın bir noktasında “ahh ben fetret ehliyim” dedik mi? Tam olarak dememiş olabiliriz, ama pek çoğumuz “bunalımdayım, boşluğum” gibi tanımlar kullanıyoruz. İşte tam bu noktada, fetret ehli ne demek diye biraz açalım.
Fetret, kelime olarak “bir şeyin duraklama dönemi” veya “belirli bir süre bir şeyin yapılmaması” anlamına gelir. Yani; hiçbir şey yapmayan, sıkıntılı bir dönem yaşayan veya hareketsiz kalan biri… Yani, sanki böyle bir şeyleri sorgulamaya başlamışsın ama ne yöne gittiğini tam çözemedin. Fetret ehli olma hali de tam olarak budur. Tüm dünyaya karşı kafanda soru işaretleriyle dolu bir halleri düşleyebilirsiniz.
Ama bu da ne? Yani bir insan bu kadar derin bir sorgulamaya girdiyse, bir şekilde “Kur’an’da fetret ehli var mı?” diye sorar, değil mi? Hadi, bakalım o sorunun cevabına.
Fetret Ehli Kur’an’da Geçiyor Mu? (Beni Göremezsin!)
Şimdi asıl soruya geçelim. “Fetret ehli Kur’an’da geçiyor mu?” diye merak ediyorsanız, karşınızda bir kafa karışıklığı durumu var: Kur’an’da tam anlamıyla “fetret ehli” diye geçen bir kavram bulunmuyor. Yani bu, genel anlamıyla kullanıldığı zaman, neredeyse kimseyi tanımlamıyor gibi.
Ancak, dedim ya, bu işin içinde biraz da kafa karışıklığı var. Çünkü fetret dönemi, aslında bir tür geçiş dönemi. Hani şu bizim sıradan hayatta yaşadığımız o “ne oluyor ya, ne yapıyorum, kiminle konuşuyorum, her şey gereksiz” halleri… İkisi de birbirine benziyor! Fetret, en basit haliyle bir kişiyi anlatıyor, ama aynı zamanda bir dönemi, duraklamayı ya da bir noktada hareketsizlikten sonra yapılacak bir hareketi de çağrıştırıyor. Yani tam olarak “fetiha dönemi” gibi bir şey!
Kur’an’da Hareketsizlik Mi?
Kur’an’da, fetret kavramı her ne kadar geçmese de, hareketsizlik, belirsizlik, boşluk gibi konulara değinilir. Bu da demek oluyor ki, o zaman fetret ehli aslında yola çıkmış ama henüz ilerlemeye başlamamış bir insan olabilir. Yani tam olarak işte böyle bir huzursuzluk dönemi. Hani evde gece geç saatte bir şeyler yapmaya çalışıyorsun ama bir türlü istediğin gibi olmuyor, bir türlü bir işe kalkışamıyorsun, bir işe başlamakta zorlanıyorsun. Kısacası, içindeki huzursuzluk da, kuranda anlatılan o “boşluk” durumuyla paralel bir etki yaratabilir.
“Bu, hiç anlamadığım bir şey, ne demek şimdi bu?” diye düşündüğümü görebiliyorum, merak etme. Ama birazcık daha açayım: Eğer bir insan sürekli bir şeyler bekliyorsa ama bir türlü o “şeyi” bulamıyorsa, bir noktada duraklama noktasına gelir, değil mi? Tıpkı kuran ayetlerinde anlatılan belirsizlikler gibi. Hareketsizlik, bir süreliğine durmuş olan bir kişiyi anlatıyorsa, o zaman “fetret ehli” olmak bir anlamda evrensel bir kavram da olabilir. Evet, belki bu kadar derin düşündüğüm için “çok mu anlamlı oldu ya?” diye kendime bile soruyorum ama bu da işin eğlenceli kısmı.
“Vallahi Bugün Hızlıyım Ama…” (Kısa Diyalog)
(Bir arkadaşım, bana mesaj atıyor.)
Arkadaşım: “Bora, bu hafta çılgınca bir şeyler yapmamız lazım. Geziye çıkalım mesela?”
Ben: “Aynen, mesela bir yere gitmeyelim, sonra karar veririz. Ama hâlâ hafta içi gitmeye karar veremedik ya. Çünkü belki gitmeye gerek yok.”
Arkadaşım: “Hı? Ne demek şimdi bu? Fetret ehli misin sen?”
Ben: “Yok ya, sadece fazla düşünüyorum… Şu an zaten çok fazla yapmadığım bir şey var, o yüzden belki de yapacak bir şey yoktur.”
Yani, buradan çıkarabileceğimiz sonuç şu: “Fetret ehli” olmak, genelde yapacak bir şey bulamayan ya da bulmaya çalışırken bir türlü doğru yolu bulamayan kişiyi anlatıyor. Benim de sık sık bu şekildeyim.
Kafanda Ne Sorular Var?
Bazen düşünüyorum, her şeyi sorgulamak mı iyi? Hani bir tür Fetret ehli olmamıza sebep olan durum bu değil mi? Sık sık kafamda şu tür sorular var:
Neden herkes sürekli bir şeylere odaklanıyor?
Hedefim ne olmalı?
Dünyada yaşadığım bir anlam var mı?
Vallahi bazen sorular o kadar büyüyor ki, cevaplar kayboluyor. Ancak bu dönemde de bir şeyler yapmak ya da bir yere gitmek gerekiyor, değil mi? Çünkü eğer durmuşsan, bir noktada hareket etmek zorundasın! İşte, bunu da bazen kafamda kurarak çözüyorum. “Fetret” tam olarak böyle bir şey.
Sonuç: Fetret Ehli Her Yerde
Sonuçta, “fetret ehli” olmak aslında bir tür duraklama, hareketsizlik dönemi gibi. Ama demek istediğim şu ki, kuran metinlerinde direkt bir şekilde “fetret ehli” kelimesi geçmese de, onun anlamını taşıyan bir sürü farklı kavram var. Bizim hayatımızda da zaman zaman fetret dönemi yaşadığımızda, sanki bütün dünya durmuş gibi hissedebiliriz. Ve bu dönemde bir şey yapmak, bir şekilde hareket etmek için en doğru zaman! Şimdi duraklamak yerine, belki bir kahve alıp, dışarı çıkmak iyi bir fikir olabilir.
Belki de hayat o kadar basit değil ama bazen bir noktada kafada kalan “fetret ehli” halini aşmak için, belki sadece bir adım atmak gerekiyor. Gerisi gelir, diye düşünüyorum.