Allah Hz Musa’nın annesine ne dedi? İzmir’den bir bakış
Tamam, bunu anlatırken hem güleceğiz hem de kafamızı kaşıyacağız. İzmir sokaklarında gezen, kahvesini içerken aynı anda hayatın anlamını sorgulayan bir genç olarak, arkadaşlarımla dalga geçerken aklıma gelen soruyu paylaşmak istedim: Allah Hz Musa’nın annesine ne dedi? Şimdi burası ciddi bir konu, ama biliyorsunuz, ben ciddi olmayı bir İzmirli genç olarak çok beceremem.
Küçük bir tarih dersi gibi başlamak
Musa Peygamber’in annesi, Hz. Musa’yı Mısır firavunun zulmünden korumak için ne yapıyor? Küçük bir sepetin içinde Nil Nehri’ne bırakıyor. Bu sahne, bana İzmir’de denize atladığımda dalgaların beni nasıl sürüklediğini hatırlatıyor. “Aman Tanrım, kurtulacak mıyım?” der gibi bir hâl.
Ama işin içine Allah giriyor ve o meşhur ilahi komutu veriyor. Peki, Allah Hz Musa’nın annesine ne dedi? Kısaca söylemek gerekirse: “Endişelenme, ben hallederim. Bu küçük mucizeyi koruyacağım.”
Hayatın İzmir vari mizahıyla düşünmek
Şimdi buraya biraz İzmir sokaklarının havasını katalım. Düşünsenize, ben kafede oturuyorum, arkadaşlar “Ne yapıyorsun?” diye soruyor, ben de “Anne, Nil’e bir sepet atmışım, merak etme, Allah halleder” diyorum. Tabii ki bunu demem, ama iç sesim böyle çalışıyor.
Anne meşhur “Ama ya başına bir şey gelirse?” modunda. Ve Allah, tam bir İzmir esprisi gibi:
– “Tamam, sakin ol, ben işin içindeyim. Gerisini bana bırak.”
Anne: “Peki, ama nasıl emin olabilirim?”
– “Anne, inşallah senin endişelerini de ben azaltacağım.”
İşte burada ben kahve içerken kendi kendime gülüyorum. Çünkü bir yandan “Ya ben aynı sakinliği sabah otobüste kaybetsem?” diye düşünüyorum. Herkesin hayatında bir Nil Nehri vardır, bir sepetle baş başa kalır.
Gündelik hayatla bağ kurmak
Arkadaş ortamında bunu anlattığımda genelde şöyle bir diyalog oluyor:
– “Abi bu nasıl hikaye böyle?”
– “Anne, sepet, Nil, Allah hallediyor… Ne var anlamadığın?”
– “Yani sen de öyle şeyler mi yaşıyorsun?”
– “Hayır ama kafam sürekli buna takılıyor.”
Güzel olan, bu sahnenin günlük hayata birebir uyarlanabilir olması. Biz İzmir’de bazen vapurda kayboluyoruz, bazen kahvede telefonun şarjı bitiyor, bazen de metroda yanlış durakta iniyoruz. Ama biliyoruz ki bir şekilde her şey yoluna girecek. Tıpkı Hz. Musa’nın annesi gibi, biz de “Allah halleder” diyerek sepetimizi bırakıyoruz.
İç sesimle kendi dalgamı geçmek
Bazen içimde şöyle bir ses beliriyor:
“Ya sen bu kadar düşüneceğine neden kahveni bitirmiyorsun, Nil Nehri beklemez ki!”
Ama işte, ben hem gülüyorum hem de düşünüyorum. Allah Hz Musa’nın annesine ne dedi? Sorusunun cevabını zihnimde her seferinde farklı bir şekilde tekrar kurguluyorum: bazen ciddi, bazen komik, bazen de kahveyle birlikte.
Ve şunu fark ettim: bu hikaye aslında bize kendi hayatımızı nasıl yönetebileceğimizi anlatıyor. Bir sepetle Nil Nehri’ne bırakmak gibi, bazen kontrolü bırakmak ve güvenmek gerekiyor. Ama bu güveni de mizahla harmanlamak lazım. Yoksa ben İzmir’de sabah trafikte bunu yapmaya kalksam, sepetim Nil Nehri yerine Bornova’ya düşer, emin olun.
Mizah ve iman aynı potada
Şimdi bir noktayı netleştirelim. Bu hikaye ciddi bir hikaye, ama biz onu gülümseyerek anlatabiliyoruz. İzmirli genç refleksi işte: “Ya bu ciddi, ama bir de ben olsam nasıl olurdu?”
Anne sepeti bırakıyor, Allah yönlendiriyor. Biz de hayatımızda bazen sepeti bırakıyoruz, bazen kahveye döküyoruz, bazen ise sadece arkadaşlarla gülüyoruz. Ama hep aklımızda bir şey var: işler yoluna girecek.
Kapanışı kendimle dalga geçerek yapmak
En sonunda, ben İzmir sokaklarında yürürken kendi kendime diyorum:
“Tamam, belki ben Nil Nehri’ne sepet atamam ama kahvemi düşürmeden ofise varabilirim.”
Ve bu noktada, tekrar soruya dönüyorum: Allah Hz Musa’nın annesine ne dedi? Cevap basit: “Sakin ol, ben hallederim.” Ve aslında bu, hayatın her alanı için geçerli.
İzmir’de bir kafede oturup bunu düşünürken, arkadaşım gelip diyor ki:
– “Ne bu, derin derin ne düşünüyon?”
– “Anneye sepet, Nil’e Musa… Allah ne dedi, işte onu düşünüyorum.”
– “Abi sen de ayrı bi dünyadasın ya.”
– “Evet, ama bu dünya da böyle güzel işte.”
Ve gülüşmeler eşliğinde, hem iman hem de mizah bir potada birleşiyor. Hayat bazen ciddi, bazen komik, ama her zaman yoluna girecek.